Legacy of the Machine Lord Turn#2 Battle:
Necron Lord Benu attacks Farseer Gilgalad's forces near an abandoned imperial tank factory.

Bu sefer unutmadan kısa bir battle report yazayım dedim, blogger isyan etti mahkemeye ben ne yapayım diye. Durmak yok buradan devam!
Ordular :
Tau -
HQ : Shas'o, missile pod, plasma rifle, Airbursting cıktıs.
Elite : Crisisx3 missile pod plasma rifle multi tracker
Crisisx3 missile pod plasma rifle multi tracker
Stealth Team (battle zone'dan gelen)
Fast : Pathfinder x8
Troop : Firewarrior x8
Kroot x10 + Houndx5
Heavy : Broadside x2, ass
2x Hammerhead, Railgun.
Eldar (hatırladığım kadarıyla)
HQ : Eldrad
Elite : Striking Scrorpions, Serpent
Howling Banshee, Serpent
Troop : Dire avengers
Guardian storm squad, warlock (5+wardsave)
Guardian defender squad, warlock (5+wardsave), Eldar missile launcher
Rangers
Heavy : Fire Prism x2
Görev : Eldar Battle Missions - Mobile Defence.
Özet olarak Eldar transportta olmayan bütün infantrysini deploy ediyor. Ben karşısına deploy oluyorum. Sonra 1. turdan itibaren Eldarın kalan ordusu reserve ile geliyor. 4 objective var.
Ediz masanın ortasına beni iyice geriye itecek şekilde soldan sağa deploy oldu, ben de masanın ortasına yığıldım bütün ordumla. bir tek Stealth team sol arka tarafa infiltrate oldu. savaş başladığında masada şu eldar üniteleri vardı :
Pathfinder (5?) soldaki binada
Dire avenger (8?) sağda açıkta
Guardian Storm squad + Eldrad (tam ortada cover'da)
Guardian Defender squad (arkada tepede cover'da)
4+ eldar başlıyordu, başlayamadı. Oyundaki en önemli zar da bu olmuş olabilir.
1. tur :
Tau : Atış açısını biraz toparlamak için az bir oynaştıktan sonra Pathfinder'lar Guardian storm squada 6 markerlight hiti yaparak açılışı yaptılar. Sonrasında bütün ordumla ateş edince Eldrad dahil bütün squadı kaldırdık. Stealth team Ranger'ların arkasına doğru ilerledi.
Eldar : Hiçbir reserve gelmedi. Ranger'lar broadside+commander ünitesine 4 wound verdiler, drone'umuz öldü, komutan 2 wound kaldı. Avenger'lar sağdan ilerlediler.
2. tur
Tau : Pathfinderlar bu sefer 3 hitle Ranger'ları aydınlattı, stealth team onları kaldırdı. Ortadaki sıkışıklığı biraz dağıttık. Hammerheadler ve muhtelif atış sonucu Dire Avenger'lar 2 kişi kaldı ve kaçmaya başladı, bir daha haber alamadık. Guardian'lar az bir kayıp verip kaçtılar.
Eldar : Yine hiçbir reserve gelmedi. Guardian'lar toplandı ve bir kısım ateş etti ama pek etkili olmadı.
3. tur
Tau : Muhtelif atışlar.
Eldar : Tüm reserve'ler geldi. Soldan ve sağdan birer prism, sol ortadan banshee serpenti, sağ ortadan da scorpionlar geldi. Prism atışları pek etkili olmadı
4. tur :
Tau : Bir crisis team ve bir hammerhead sola yöneldi, ikinci crisis team ve hammerhead sağa açıldı. Broadside'lar iki bina arasından gördükleri prism'i tek yumrukta patlattılar. Zaten bundan sonra hiçbir Eldar aracına hiç birşey olmadı.
Eldar : Tek kalan Fire Prism arkasını stealth'lerden korumak için masanın ortasına gelip arkasını Serpente verdi. Fire warrior'ların olduğu devilfish'e ateş ettiler ama pek birşey olmadı. Scorp serpenti sağ objektife koşmakta olan Broadside+krootlara tank shock dedi, broadside+commander ünitesi ldye 12 atarak masa kenarına kadar kaçtılar.
5. tur :
Tau : Muhtelif atışlar, özet olarak araçlara hiç birşey olmadı, guardian defender squadı ne olur ne olmaz diye kaldırdık. Devilfish içindeki fire warrior'lar buralar çok sıcak oldu diyerek masa ortasındaki objektife ilerlediler.
Eldar : Banshee'ler soldaki crisis'i, scorpion'lar da krootu kaldırdı. Muhtelif skimmer danslarıyla arkaya geçme çabaları yaşandı. Devilfish immobilize oldu.
6. tur :
Tau : Eldar araçlarına yine bir şey olmadı. Kalan crisis scorpion'lara plasma rapid fire+missile podlarıyla toplam 2 hit yaptılar, pek etkili olmadı. scorplara ateşe devam ettik, 3 kişi kaldılar. Banshee'leri kaldırdık. (bu tam hangi tur oldu emin değilim)
Eldar : Skimmer kombatları yapıldı, scorpion'lar crisis'leri yakalayıp kaldırdılar.
7. tur :
Tau : 5 inç mesafeden serpentin ensesine railgun sıktım, 1 atınca yine Eldar araçlarına bir şey olmadı.
Eldar : Devilfishi salladılar, pek de başka birşey olmadı.
Masada kalan tek troop objektifte olmadığından hesap yaptık, yaklaşık 200 puan farkla kazanmış olduk.
Özet olarak eğlenceli bir savaştı. 1. tur Eldrad kalkmasaydı ya da Eldar'a daha fazla rezerv erken gelseydi belli ki kan banyosu olacaktı buralar.
Üşenmeyip bütün masayı orduyu terraini toparlayıp gelen Ediz'e duble teşekkür etmek istiyorum.
Birkaç resim var, en azından fotoğraf makinesinin pili bitene kadar, onları toparladıkça ekleyeceğim.
İntikam...
Eldar cadısı Psyker Battle Squad'ın 9 üyesinin oluşturduğu çemberin tam merkezinde duruyordu. Yaralıydı, sargılar içindeydi ama sağlık durumu kötüye gidiyor gibi görünmüyordu. Buna karşılık PBS'nin mensupları 2 gündür uyumuyor gibi görünüyorlardı. Olanları hafif bir yükseltiden izlemekte olan Halil İbrahim Paşa, cadıya nefretle karışık bir hayranlık duymaktan kendini alamadı, ancak 9 zihin bir araya gelince onun kadar hızlı ve çok yönlü düşünebiliyordu psişikleri... Geleceği okuyabildikleri söyleniyordu hem de bir kahve falcısı gibi değil, net bir şekilde yanılmadan... Buna rağmen onların bir adım önüne geçmeyi başarmıştı... İntikamını almıştı... Şimdi de zaferini taçlandırıyordu, yerel valinin kızı önemli bir askeri değer taşımıyordu ama valinin kolunun İmparatorluk bürokrasisi içerisinde yukarılara kadar uzandığından haberdar olmuştu. Mars adına taşımacılık yapan bir loncanın önemli bir üyesiydi. Evet, kız askeri bir değer değildi ama onun sayesinde STC'yi buradan uzaklara daha rahat taşıyabilir ve yapacağı takasla İmparatorluğun düşmanlarına ölüm yağdırabilirdi, evet böyle düşününce kızın lojistik değeri ortaya çıkıyordu...
- Efendim gelenler var.
Ormanın içinden geldiler, anti-grav tankları ve uçan motorları ile, Halil İbrahim Paşa'nın Chimerası'nın ezici ağırlığı ile girmek istemeyeceği yerlerden ses hızına yakın hızlarla geçiyorlardı adeta. Delilerdi belki de, ya da gerçekten geleceği görebiliyorlardı. Kırmızı anti grav araçları zik zaklar çizdiler uzun süre, Hydra'lar kendilerini izlemekte zorlanmaya başlamışlardı, sonra birden o vahşi ve hipnotik rüzgar dansı bitti ve araçlardan bir tanesi İmparatorluk saflarına doğru yaklaşmaya başladı. Aracın içinden rehin cadıya çok benzeyen bir erkek eldar çıktı. Kendisine yöneltilmiş silahlara baktı uzun uzun, sanki olanın arkasını görmeye çalışıyordu. Belki de başardı ve kapının içine doğru bir el işareti yaptı. Bunun üzerine bir kız indirildi, üzerinde eldar kıyafetleri vardı ama insan olduğu çok belliydi, kız adama baktı bir süre, konuşur gibi oldular daha sonra kız koşarak imparatorluk saflarına gelmeye başladı.
- Cadıyı bırakın...
Eldar cadısı üzerindeki baskının azaldığını hissedince ayağa kalktı ve sakin adımlarla araca doğru yöneldi. Her iki tarafın da rehineleri kendi geri alınınca bir anda ortalığı buz kesti, her iki tarafta ateş açmak için sebep kolluyor gibiydi.
- Komutanım avcılarımız üslerini tespit etmişler!
- Güzel! Bırakın bu grup çekilsin, gözden kaybolduklarında manticore'lar üssü dövmeye başlasınlar.
Kitabın dili...
Xeber'in kitabından okuduklarım artık hayal gücümün ötesinde bazı açıklamalar içeriyor. Daha fazla okumaya çekiniyorum adeta... Belki de bazı şeyleri bilmemek daha iyidir. İki gece önce garip birşey oldu, sanıyorum Xeber rüyama girdi, yalnız değildi üstelik yanında diğer astartesler de vardı. Dark Angels Chapter'ının işareti olan kanatlı kılıç armasını taşıyorlardı ama zırhlarının rengi yeşil değildi siyahtı?! Bu durumu elimdeki askeri arşivlerden kontrol ettim ve zırh renklerinin hep yeşil olduğuna dair bilgiler buldum. Aslında bir yandan siyah renk zırh chapterlarının ismi sebebiyle daha uygun olabilirmiş, ama belki fazla estetik kaygı gösteriyorum. İşin asıl ilginci, aralarındaki konuşmalara parça parça şahit olmamdı, Xeber, Cett, Astellan ve Cypher... Bugün sabahtan sistemin uç tarafında küçün bir geminin varlığını fark ettik, dark angel frekansında yayın yapıyor ve yardım talep ediyor, komutanlarının ismi Cypher'mış bu kadar tesadüf çok olabilir mi..?
Efelerimin başarıları sürüyor, bu raporu yazarken campaign'i kazanmam sayısal olarak imkansız hale geldi ama yine de bu savaş itibarıyla Papi Sinan'dan ve işbirlikçilerinin çoğundan (bi tek Özgür becerdi elimden kaçmayı ama onun da zamanı gelecek, intikam soğuk yendiğinde lezzetli olan bir yemektir!) intikamımı almış bulunuyorum.
Bu savaşın resimleri var ve ilk fırsatta yükleyeceğim ve onların altına açıklama yapacağım daha kolay olur :) Kısaca Alpha-strike!! dedim ve gerisi çorap söküğü gibi geldi. İlk tur atışlarımla eldar ordusu hem çok kayıp verdi hem de hareketliliğinden çok ödün verdi. Gerçi son tur wave serpent müthiş deny hareketleri yapıp beni baya bir endişelendirdi ama Efelerim objektifi tutarak gönüllere su serptiler :) Eldar ordusu gerçekten çok acayip, ilk tur o kadar dayak yedikten sonra (Seer Council öldü, falcon patladı, bir vyper squad kalktı, bir prizma tankı silahsız kaldı, bir wave serpent hareketsiz kaldı, vs.) yine de oyunun 5. turunda ciddi bir kazanma şansları vardı, Ağlamak yersiz hakkaten güçlü bir codex o, bi de Sinan'ın da eline sağlık hakkaten hakkını veriyor ve iyi oynuyor.
Eldar cadısı Psyker Battle Squad'ın 9 üyesinin oluşturduğu çemberin tam merkezinde duruyordu. Yaralıydı, sargılar içindeydi ama sağlık durumu kötüye gidiyor gibi görünmüyordu. Buna karşılık PBS'nin mensupları 2 gündür uyumuyor gibi görünüyorlardı. Olanları hafif bir yükseltiden izlemekte olan Halil İbrahim Paşa, cadıya nefretle karışık bir hayranlık duymaktan kendini alamadı, ancak 9 zihin bir araya gelince onun kadar hızlı ve çok yönlü düşünebiliyordu psişikleri... Geleceği okuyabildikleri söyleniyordu hem de bir kahve falcısı gibi değil, net bir şekilde yanılmadan... Buna rağmen onların bir adım önüne geçmeyi başarmıştı... İntikamını almıştı... Şimdi de zaferini taçlandırıyordu, yerel valinin kızı önemli bir askeri değer taşımıyordu ama valinin kolunun İmparatorluk bürokrasisi içerisinde yukarılara kadar uzandığından haberdar olmuştu. Mars adına taşımacılık yapan bir loncanın önemli bir üyesiydi. Evet, kız askeri bir değer değildi ama onun sayesinde STC'yi buradan uzaklara daha rahat taşıyabilir ve yapacağı takasla İmparatorluğun düşmanlarına ölüm yağdırabilirdi, evet böyle düşününce kızın lojistik değeri ortaya çıkıyordu...
- Efendim gelenler var.
Ormanın içinden geldiler, anti-grav tankları ve uçan motorları ile, Halil İbrahim Paşa'nın Chimerası'nın ezici ağırlığı ile girmek istemeyeceği yerlerden ses hızına yakın hızlarla geçiyorlardı adeta. Delilerdi belki de, ya da gerçekten geleceği görebiliyorlardı. Kırmızı anti grav araçları zik zaklar çizdiler uzun süre, Hydra'lar kendilerini izlemekte zorlanmaya başlamışlardı, sonra birden o vahşi ve hipnotik rüzgar dansı bitti ve araçlardan bir tanesi İmparatorluk saflarına doğru yaklaşmaya başladı. Aracın içinden rehin cadıya çok benzeyen bir erkek eldar çıktı. Kendisine yöneltilmiş silahlara baktı uzun uzun, sanki olanın arkasını görmeye çalışıyordu. Belki de başardı ve kapının içine doğru bir el işareti yaptı. Bunun üzerine bir kız indirildi, üzerinde eldar kıyafetleri vardı ama insan olduğu çok belliydi, kız adama baktı bir süre, konuşur gibi oldular daha sonra kız koşarak imparatorluk saflarına gelmeye başladı.
- Cadıyı bırakın...
Eldar cadısı üzerindeki baskının azaldığını hissedince ayağa kalktı ve sakin adımlarla araca doğru yöneldi. Her iki tarafın da rehineleri kendi geri alınınca bir anda ortalığı buz kesti, her iki tarafta ateş açmak için sebep kolluyor gibiydi.
- Komutanım avcılarımız üslerini tespit etmişler!
- Güzel! Bırakın bu grup çekilsin, gözden kaybolduklarında manticore'lar üssü dövmeye başlasınlar.
Kitabın dili...
Xeber'in kitabından okuduklarım artık hayal gücümün ötesinde bazı açıklamalar içeriyor. Daha fazla okumaya çekiniyorum adeta... Belki de bazı şeyleri bilmemek daha iyidir. İki gece önce garip birşey oldu, sanıyorum Xeber rüyama girdi, yalnız değildi üstelik yanında diğer astartesler de vardı. Dark Angels Chapter'ının işareti olan kanatlı kılıç armasını taşıyorlardı ama zırhlarının rengi yeşil değildi siyahtı?! Bu durumu elimdeki askeri arşivlerden kontrol ettim ve zırh renklerinin hep yeşil olduğuna dair bilgiler buldum. Aslında bir yandan siyah renk zırh chapterlarının ismi sebebiyle daha uygun olabilirmiş, ama belki fazla estetik kaygı gösteriyorum. İşin asıl ilginci, aralarındaki konuşmalara parça parça şahit olmamdı, Xeber, Cett, Astellan ve Cypher... Bugün sabahtan sistemin uç tarafında küçün bir geminin varlığını fark ettik, dark angel frekansında yayın yapıyor ve yardım talep ediyor, komutanlarının ismi Cypher'mış bu kadar tesadüf çok olabilir mi..?
Efelerimin başarıları sürüyor, bu raporu yazarken campaign'i kazanmam sayısal olarak imkansız hale geldi ama yine de bu savaş itibarıyla Papi Sinan'dan ve işbirlikçilerinin çoğundan (bi tek Özgür becerdi elimden kaçmayı ama onun da zamanı gelecek, intikam soğuk yendiğinde lezzetli olan bir yemektir!) intikamımı almış bulunuyorum.
Bu savaşın resimleri var ve ilk fırsatta yükleyeceğim ve onların altına açıklama yapacağım daha kolay olur :) Kısaca Alpha-strike!! dedim ve gerisi çorap söküğü gibi geldi. İlk tur atışlarımla eldar ordusu hem çok kayıp verdi hem de hareketliliğinden çok ödün verdi. Gerçi son tur wave serpent müthiş deny hareketleri yapıp beni baya bir endişelendirdi ama Efelerim objektifi tutarak gönüllere su serptiler :) Eldar ordusu gerçekten çok acayip, ilk tur o kadar dayak yedikten sonra (Seer Council öldü, falcon patladı, bir vyper squad kalktı, bir prizma tankı silahsız kaldı, bir wave serpent hareketsiz kaldı, vs.) yine de oyunun 5. turunda ciddi bir kazanma şansları vardı, Ağlamak yersiz hakkaten güçlü bir codex o, bi de Sinan'ın da eline sağlık hakkaten hakkını veriyor ve iyi oynuyor.
Ayagimizin tozuyla...
Bu kadar uzun warp travel hepimize zor geldi. Komiserler kendilerine mukayyet olamayan bir duzine subayimi vurmak durumunda kaldilar. Hepsi savas alaninda kahramanlar gibi savasarak ölmeyi hak ediyorlardi aslinda, yazik cok yazik... Yuce Imparator biz kullarini her adimda siniyor ve eliyor... Bu da bir anlamda chaos`un cagrilarina kulak vermemeyi beceremeyenlerin elenmesi anlamina geliyor. Sonu gelmez mucadelemizde maalesef zayiflara yer yok, Imparator`un dusmanlarını çatlatan çekiç olarak kendimiz catlak sahibi olma luksune sahip degiliz...
Kendisine Lord Cypher diyen Kara Melek ile gorusme firsati bulamadim sonunda, savas saflarini hizli bir sekilde terk etmek zorunda kaldik, efelerimin guvenligi daha onemliydi. Onunla gorusen subaylarim bana biraz bilgi aktardilar ama, bizi bu gezegenlere o yonlendirdi sayilir, xeber ve cett`ten bahsetmis ve onlarin izlerinin devamini burada bulabilecegimizi ima etmis. Benimle sahsen gorusmek istedigini ve zamanin gelecegini de eklemis. Ilginc, nasil emin olabiliyorsa artik...
Burasi garip bir yer, Imparator`un sonsuz isigina yardimci olabilecek bir deniz feneri gibi, muhendislerim gezegeni ve buradaki eski Imparatorluk kalintilarini incelemek icin sabirsizlaniyorlar adeta. Korkarim bu sandiklari kadar kolay olmayacak, yine atesin ortasina dustuk zira. Gezegende xeno`lar var , esas ise Korkunc Epdovdu`nun rokunu izini buraya kadar surduk. Akini daha da fazla buyumeden uzayda manevra kabiliyetini azaltmamiz gerekiyor. Isin daha da tatsiz tarafi daha once karsilastigimiz Ultramarine kiligindaki hainlerle sanıyorum burada tekrar karsilastik. Tam sevinmisken astartes destegi alacagimiza dair, onculerim tarafindan gonderilen bu resim, aslinda chaos ile karsi karsiya oldugumuzu gosterdi.

Kisa zamanda birbirimizi bulduk ve arastirma bolgemizin disinda cenk ettik. Efelerim Imparator yanlisi gozuken astarteslere ates etmek konusunda cok kez tereddute dustuler, o nedenle kiran kirana bir mucadele oldu ama düşmanı püskürttük ve sanli sancagimizi goklerde bir kez daha dalgalandirmayi basardik.
Scholastica Tactica icin Savas Raporu
Minci ile gectik karsilikli cenk ettik, cok cetin bir mucadele oldu dogrusu, zar sanirim kimseyi cok el ustunde tutmadi, ikimiz icin de iyi zamanlar da oldu, kotu zamanlar da. Bi tek (seyircilerin) bitme zarlari bana yaradi zira 5 veya 6. tur bitseydi kaybediyordum.
Ordu Listelerimiz:
Halil Ibrahim Pasa
Command Squad Chimera MGx2 AC MoF. Astro
Veterans 2x PG, LC, Chimera x2
Veterans MGx2, Flm
Vendetta
Banewolf
LR Demolisher
Ultramarines
Librarian
Assault squad 10`luk pwp, MB
Tactical 10`luk pwp, mb, MG, LC, Rhino
Tactical 10`luk pwp, mb, ML, Rhino
Dreadnought AC+HF Drop pod
LS HBx2
AB MM
Gorev:
Dawn of War deployment Capture&Control
Oyun
Baslama zarini Minci kazandi ve sen basla dedi, oyle olunca asagidaki gibi deploy olduk. Murat seize edemeyince basladik.

Ben Minci`nin saskin bakislari altinda chimeralarimi geri cektim, zira menzil avantajımı kullanmak istiyordum, onun ordusunu geri itmek için ileri konuşlanmıştım. Vendetta ile gelip yukaridaki resimde yakinda duran rhino`yu patlattim ve boylece oradaki tactical uzun sureligine oyundan dusmus oldu. Ondan gayri pek dogru duzgun zarar veremedim.
Minci`nin ordusu hemen ileri atildi ve LS, AB ve Lib + AS squad merkezden akmaya başladılar. Minci`nin turunda korkulan drop pod geldi ve saldiri gucumun arkasina indi:

Ates gum bam sonrasinda Demolisher`in arka armorunun 11 olusuna bir kez daha hayret ettik/dehsete dustuk sonuc olarak demolisher immobilize oldu. O noktadan itibaren sadece defansif takildi tabii mecburen ama yine de cok is yapti :))
Minci`nin merkezden yaptigi bindirmeye karsilik olarak ben de sag kanadimi redeploy ettim merkeze dogru. Basladim atese ve Dreadnought kalkti. AB oldu ve objektifte duran rhino`su immobilize oldu.

Buradan sonrasi bir slug fight`a dondu! Ben ona ates ettim, o bana bindirdi ve toz duman yatistiginda benim onun objektifini tehdit edemeyecegim ortaya cikti, vendettam da dusmustu zaten. Esas kirilma benim objektifimin onunde olacakti, Assault squad + Librarian`i tam gucle merkezime kadar ulasmisti, en basta rhino`lari patlayan tactical de kosa kosa yetismisti. Yoksa miydi?


Librarian ve tayfasi buff`landi ve chimera`ya giristi, stun edebildiler kendisi 12" ilerlemis oldugu icin ondan sonra tum silahlar kendilerine dondu ve toz duman oturustugunda geriye sadece librarian kalmisti (o da stun chimera`nin icinden ates edemeyecegimi unutup adamlarimi inmedigim icin :(( )
Devaminda librarian uctu ve arkadaki Duk`un Minatorlari ile kombata girdi, elbette kafasini kesip kitabini aldik ;) Catachan`a bulasmamak lazim onlar biraz deli :))

Devaminda tactical squad yetisip minotorlara giristi onlari kacirmayi basardi, ama daha atacak mermimiz, plazmamiz vardi bir suru Imparator`a sukur! (aşağıdaki chimera'nın içi dolu, Halil İbrahim Paşa da bağırıyor oradan ateş! ateş! ateeeeşşşş! diye):)

Oyunun sonunda ikimizde de birer tane objektif vardi ama ben bir hayli daha az kayip vermistim oyle olunca zafer Halil Ibrahim Pasa`nin oldu :))

Cok zevkli ve cekismeli bir oyundu, en basta Minci`ye daha sonra da evime elip yandan harasini ve destegini esirgemeyen Sinan, Burak ve Candas`a tesekkuru borc bilirim.
Bu bonus resimde de Halil Ibrahim Pasa sirtini Albay Esat`in guvenilir Demolisher`ina dayamis savasin sonunu tetkik ediyor :))

Bu kadar uzun warp travel hepimize zor geldi. Komiserler kendilerine mukayyet olamayan bir duzine subayimi vurmak durumunda kaldilar. Hepsi savas alaninda kahramanlar gibi savasarak ölmeyi hak ediyorlardi aslinda, yazik cok yazik... Yuce Imparator biz kullarini her adimda siniyor ve eliyor... Bu da bir anlamda chaos`un cagrilarina kulak vermemeyi beceremeyenlerin elenmesi anlamina geliyor. Sonu gelmez mucadelemizde maalesef zayiflara yer yok, Imparator`un dusmanlarını çatlatan çekiç olarak kendimiz catlak sahibi olma luksune sahip degiliz...
Kendisine Lord Cypher diyen Kara Melek ile gorusme firsati bulamadim sonunda, savas saflarini hizli bir sekilde terk etmek zorunda kaldik, efelerimin guvenligi daha onemliydi. Onunla gorusen subaylarim bana biraz bilgi aktardilar ama, bizi bu gezegenlere o yonlendirdi sayilir, xeber ve cett`ten bahsetmis ve onlarin izlerinin devamini burada bulabilecegimizi ima etmis. Benimle sahsen gorusmek istedigini ve zamanin gelecegini de eklemis. Ilginc, nasil emin olabiliyorsa artik...
Burasi garip bir yer, Imparator`un sonsuz isigina yardimci olabilecek bir deniz feneri gibi, muhendislerim gezegeni ve buradaki eski Imparatorluk kalintilarini incelemek icin sabirsizlaniyorlar adeta. Korkarim bu sandiklari kadar kolay olmayacak, yine atesin ortasina dustuk zira. Gezegende xeno`lar var , esas ise Korkunc Epdovdu`nun rokunu izini buraya kadar surduk. Akini daha da fazla buyumeden uzayda manevra kabiliyetini azaltmamiz gerekiyor. Isin daha da tatsiz tarafi daha once karsilastigimiz Ultramarine kiligindaki hainlerle sanıyorum burada tekrar karsilastik. Tam sevinmisken astartes destegi alacagimiza dair, onculerim tarafindan gonderilen bu resim, aslinda chaos ile karsi karsiya oldugumuzu gosterdi.
Kisa zamanda birbirimizi bulduk ve arastirma bolgemizin disinda cenk ettik. Efelerim Imparator yanlisi gozuken astarteslere ates etmek konusunda cok kez tereddute dustuler, o nedenle kiran kirana bir mucadele oldu ama düşmanı püskürttük ve sanli sancagimizi goklerde bir kez daha dalgalandirmayi basardik.
Scholastica Tactica icin Savas Raporu
Minci ile gectik karsilikli cenk ettik, cok cetin bir mucadele oldu dogrusu, zar sanirim kimseyi cok el ustunde tutmadi, ikimiz icin de iyi zamanlar da oldu, kotu zamanlar da. Bi tek (seyircilerin) bitme zarlari bana yaradi zira 5 veya 6. tur bitseydi kaybediyordum.
Ordu Listelerimiz:
Halil Ibrahim Pasa
Command Squad Chimera MGx2 AC MoF. Astro
Veterans 2x PG, LC, Chimera x2
Veterans MGx2, Flm
Vendetta
Banewolf
LR Demolisher
Ultramarines
Librarian
Assault squad 10`luk pwp, MB
Tactical 10`luk pwp, mb, MG, LC, Rhino
Tactical 10`luk pwp, mb, ML, Rhino
Dreadnought AC+HF Drop pod
LS HBx2
AB MM
Gorev:
Dawn of War deployment Capture&Control
Oyun
Baslama zarini Minci kazandi ve sen basla dedi, oyle olunca asagidaki gibi deploy olduk. Murat seize edemeyince basladik.
Ben Minci`nin saskin bakislari altinda chimeralarimi geri cektim, zira menzil avantajımı kullanmak istiyordum, onun ordusunu geri itmek için ileri konuşlanmıştım. Vendetta ile gelip yukaridaki resimde yakinda duran rhino`yu patlattim ve boylece oradaki tactical uzun sureligine oyundan dusmus oldu. Ondan gayri pek dogru duzgun zarar veremedim.
Minci`nin ordusu hemen ileri atildi ve LS, AB ve Lib + AS squad merkezden akmaya başladılar. Minci`nin turunda korkulan drop pod geldi ve saldiri gucumun arkasina indi:
Ates gum bam sonrasinda Demolisher`in arka armorunun 11 olusuna bir kez daha hayret ettik/dehsete dustuk sonuc olarak demolisher immobilize oldu. O noktadan itibaren sadece defansif takildi tabii mecburen ama yine de cok is yapti :))
Minci`nin merkezden yaptigi bindirmeye karsilik olarak ben de sag kanadimi redeploy ettim merkeze dogru. Basladim atese ve Dreadnought kalkti. AB oldu ve objektifte duran rhino`su immobilize oldu.
Buradan sonrasi bir slug fight`a dondu! Ben ona ates ettim, o bana bindirdi ve toz duman yatistiginda benim onun objektifini tehdit edemeyecegim ortaya cikti, vendettam da dusmustu zaten. Esas kirilma benim objektifimin onunde olacakti, Assault squad + Librarian`i tam gucle merkezime kadar ulasmisti, en basta rhino`lari patlayan tactical de kosa kosa yetismisti. Yoksa miydi?
Librarian ve tayfasi buff`landi ve chimera`ya giristi, stun edebildiler kendisi 12" ilerlemis oldugu icin ondan sonra tum silahlar kendilerine dondu ve toz duman oturustugunda geriye sadece librarian kalmisti (o da stun chimera`nin icinden ates edemeyecegimi unutup adamlarimi inmedigim icin :(( )
Devaminda librarian uctu ve arkadaki Duk`un Minatorlari ile kombata girdi, elbette kafasini kesip kitabini aldik ;) Catachan`a bulasmamak lazim onlar biraz deli :))
Devaminda tactical squad yetisip minotorlara giristi onlari kacirmayi basardi, ama daha atacak mermimiz, plazmamiz vardi bir suru Imparator`a sukur! (aşağıdaki chimera'nın içi dolu, Halil İbrahim Paşa da bağırıyor oradan ateş! ateş! ateeeeşşşş! diye):)
Oyunun sonunda ikimizde de birer tane objektif vardi ama ben bir hayli daha az kayip vermistim oyle olunca zafer Halil Ibrahim Pasa`nin oldu :))
Cok zevkli ve cekismeli bir oyundu, en basta Minci`ye daha sonra da evime elip yandan harasini ve destegini esirgemeyen Sinan, Burak ve Candas`a tesekkuru borc bilirim.
Bu bonus resimde de Halil Ibrahim Pasa sirtini Albay Esat`in guvenilir Demolisher`ina dayamis savasin sonunu tetkik ediyor :))
Sönmeyen Yeşil Işıklar
Yüce İmparator Xeno belasının lanetlerken ne kadar da haklıymış, her yeni uzaylı ile karşılaştığımızda yeniden anlıyorum haklılığını... Necron'lar yaşayan ölüler gibi toprakların altından çıktılar ve o lanetli yeşil ışınlarını efelerime yönelttiler. Çok iyi yol katetmiştik buradaki kazı çalışmalarımızda ama maalesef hepsi boşa gitti, aradığımız "purity seal"ı bulamadık, muhtemelen savaşın tozu dumanı altında yok olup gitti. Yazık çok yazık, xeber'in bulmacaları bu halleriyle bile zor anlaşılabiliyor aradan ipucu kaybedince daha da içinden çıkılamaz bir hal almalarından endişe ediyorum...
Buna karşılık bu gezegelerin tarihlerine ve işleyişlerine dair çok ilginç bilgilere ulaştık, artık kazı ekibimiz eldar dilinde iyice ustalaştı ve buraların geçmişi ve intergalaktik yolculuklarda nasıl kullanıldığı ile ilgili olarak çok önemli bilgiler edindik. Burada uygulanan sistemi İmparatorluk nezdinde uygulamayı başarmamız durumunda, uzayın bütün uçları arasında yolculuk etmek kolaylaşabilir ve kısalabilir, hatta belki bir noktada, astronomicon'a ihtiyacımız bile kalmayabilir! Yüce İmparator'un altın tahtından kalkabilir!! Bu tümceleri dizerken gözlerimin nemlenmesine engel olamıyorum, böyle bir şeyin hayali bile çok ama çok güzel...
Şu Cypher isimli Kara Melek'te biraz sıkıcı olmaya başladı doğrusu sürekli olarak benimle temasa geçmeye çalışıyor, bir yandan gözcülerim cübbeli bir kara meleğin zaman zaman kampımız yakınlarında görüldüğünü bildiriyorlar, bizden ne istiyor acaba... Burada bir savaşın ortasında olduğumuz görmüyor mu? Yüce İmparator sabrımı sabır katsın...
Bu savaşta resim çekmedik maalesef :( İşten direk gittiğim için makinemi yanıma alamamıştım, orada da unutunca biraz saçma oldu. EGC'de savaştık, terrainler üzerinde daha çalışmak lazım, çeşitlilik az, yüksek terrain de az var, masanın kumlanması, boyanması lazım filan... Orada biraz lojistik çalışma yapılması gerekiyor yani.
Ben phase-out'a inandığım için tabak konusunu biraz abartmıştım, 2 LRBT, 1 Demolisher, 2 Basilisk ve bir PSBS vardı, buna ek olarak CCS ve 3 tane veteranım vardı. Tabağa çok inandığım için kimsenin ayakları yere basmayacak felsefemden biraz uzaklaşmak zorunda kaldım zira puan yetmedi. Sadece PSBS'nin Chimera'sı vardı. Geri kalan veteranlar ve CCS cover'a yapışmışlardı ve kendimi gerçekten çıplak hissettim zaman zaman.
Ölmeyen kötü robot hazretleri ise Destroyerwing ordusu ile karşımdaydı, 2 tane destroyer kasa lord, 4-4-5 şeklinde üç tane destoyer grubu ve 2 tane 10'luk warrior'u vardı.
Terrain oldukça azdı, Realm of Battle'ın üzerine 2 tane daha tepe, sağda solda kraterler ve merkezde de iki tane alçak binamız vardı. Dawn of War oynadık, görevimiz de Annihiliation idi. İlk turu ben aldım, Sinan Seize etmeye çalışmadı bile.
Deployment
Ben 2 veteranımı ve CCS'imi benim tarafımdaki bie tepenin üstündeki kraterin içine yerleştirdim, LC'lerimizi kurduk, plazmalarımızı hazırladık beklemeye başladık. Necronlar da ortadaki binaların bir tanesinin arkasına (LoS dışına) bir squad warrior yerleştirdiler, diğer warrior'u da iki bina arasındaki kratere konuşlandırdılar, necron lord bu arkadaşlara katıldı.
Turn 1
Efeler
Ortadaki binalar hariç araçlara cover verebilecek hiç terrain olmadığı için ben zırhıma güvenip sıra halinde dizildim kendi tarafıma, en sol açıkta basiliskler onların yanında Albay Esat'ın demolisher'i, onun yanında PSBS ve onun da yanında LRBT'ler geldi, hemen sağımda da piyadelerim vardı zaten. Ufuk çizgizi Efe doldu yani :)).
Ateşş!!! ettik önce demolisher başladı ve ışığı yaktı, öyle olunca merkezde coverdaki squad'a yağdırdık, düşenler oldu, lord 2 wound aldı en sonunda da PSBS ile "lölölölö" yaptık ve kırıldılar.
Kötülük Robotları
Bütün Destoyer'ler sol kanattan turbo boost yaparak geldiler, böylece basilisklerimin ön tarafında bir yerlerde kaldılar, araya da binalardan birini almya çalıştılar. 2. Necron lord sağ kanattan direk piyadelerime doğru turbo boost yaparak geldi. Ortada kaçmakta olan kötülük robotları + Lord toplandılar ve tekrar kratere dönmeyi başardılar. Soldaki binanın arkasında sinsilik yapmakta olan warriorlar da hafif kıpırdanıp birkaç kişiyi binanın üstüne çıkardılar.
Turn 2
Efeler
Basilisikler binanın üstünde/arkasında olan warriorlara bir baraj gönderip squad'ın tamamını kaldırdılar. Bombaların çiçek gibi açılmasıyla, 1 tane de destroyer düştü. Demolisher destroyerlere attı ve birini kaldırdı, LRBT'ler merkezdeki robotlara attılar ve birkaç tane öldürdüler ama daha önemlisi onları yatırdılar. Piyadelerim sağdan üzerlerine gelen necron lord'a attılar ve 1 wound verebildiler. PSBS soldan gelmek olan destroyerlere tabak attı ve 2 tanesini düşürdü. Yapabildiğim kadar hazar vermiştim ve şimdi gauss yağmuruna göğüs germem gerekiyordu!!
Kötülük Robotları
Destroyerlerin bir kısmı kalktı ve sol kanattan üstüme yüklendiler, sağdan da 2. lord en öndeki piyadelerimin burnunun dibine geldi assault için. Bu noktada Sinan cover ve WBB atmakta gösterdiği mahareti "6" atmakta gösteremediği için nispeten rahat bir nefes aldım. Bütün gauss yağmurunun sonunda bir basiliskim patladı, geri kalan araçlarım ise sağlam kaldılar, The Emperor Protects!! :D. Necron Lord tabi veteranlarımı biçti geçti.
Turn 3
Efeler
Unutmuş olduğum veteranlarım rezervden diğer piyadelerimin yanına geldiler. Hafif kıpırdanmalar yaşandı gun line'ımda ve ateş başladı. Halil İbrahim Paşa ilk emrini verirken 6-6 atarak o fazı kapadı :( Yeni gelen veteranlar kendilerine kötü kötü bakmakta olan lorda ateş edip hiç birşey yapamadılar. Geri kaln herşeyle sol kanada ateş ettim. Toz duman oturuştuğunda 1 destoyer yerde yatmakta olan dadaşlarının arasınad kalmıştı, 2 tanesi de PSBS'den korkup kaçmaya başlamışlardı. O ortada kalan destroyer tabii 6"'te olduğu için bir çoğu WBB atabilecekti :( Halil İbrahim Paşa ve CSS ile Necron Lord'a assault ettim, paçasına yapışıp tanklarımı bir süre daha rahat bırakmasını sağlamak için, iki kişi kaybettik ama kombatta kalmayı becerdim, hatta aradan 1 wound bile verdim ,Zeybeğin gücünü yadsımamak lazım :))
Kötülük Robotları
Kırılan Destroyerler kaçmaya devam ettiler. Benim hattımın dibindekilerin ise 4 tanesi kalktı ve iyice sol kanadıma doğru uçan toplam 5 destroyer burnumun dibinden bana menem menem bakmaya başladı. Merkezdeki Lord da hızla uçarak LRBT'lerimin önüne geldi. 5'lik destroyer PSBS'nin chimerasını yandan görerek attı ama penetre ettiklerini cover'la atlatmayı başardım, The Emperor Protects!. Öyle olunca chimera ateş edemez hale geldi ama PSBS inip pisişmeye devam edebildi. Kaçmakta olan destroyerlerin ve merkezdeki warriorların atışı pek başarılı olmadı, Necron Lord CCS'imi kırıp taktik geri çekilmeme sebep oldu ve sıra bana geldi.
Turn 4
Ben Genel olarak hep ateş ettim, kaçmakta olan destoyerlerin birini düşürdüm, hattımın solundaki destroyerlerin birini yok edip, bir diğerini düşürdüm, tanklarımın önüne konmuş olan lordu düşürdüm, merkezdeki warriorları ise LRBT + PSBS ile korkutup kaçırdım.
Kötülük Robotları
WBB'ler sonrasında 8 kişi kaldılar ve phase-out oldular :)
Başta oyun için evini açan Sinan'a, yandan bık bıklarını eksik etmeyen Özgür ve Ural'a teşekkür ederim.
Yüce İmparator Xeno belasının lanetlerken ne kadar da haklıymış, her yeni uzaylı ile karşılaştığımızda yeniden anlıyorum haklılığını... Necron'lar yaşayan ölüler gibi toprakların altından çıktılar ve o lanetli yeşil ışınlarını efelerime yönelttiler. Çok iyi yol katetmiştik buradaki kazı çalışmalarımızda ama maalesef hepsi boşa gitti, aradığımız "purity seal"ı bulamadık, muhtemelen savaşın tozu dumanı altında yok olup gitti. Yazık çok yazık, xeber'in bulmacaları bu halleriyle bile zor anlaşılabiliyor aradan ipucu kaybedince daha da içinden çıkılamaz bir hal almalarından endişe ediyorum...
Buna karşılık bu gezegelerin tarihlerine ve işleyişlerine dair çok ilginç bilgilere ulaştık, artık kazı ekibimiz eldar dilinde iyice ustalaştı ve buraların geçmişi ve intergalaktik yolculuklarda nasıl kullanıldığı ile ilgili olarak çok önemli bilgiler edindik. Burada uygulanan sistemi İmparatorluk nezdinde uygulamayı başarmamız durumunda, uzayın bütün uçları arasında yolculuk etmek kolaylaşabilir ve kısalabilir, hatta belki bir noktada, astronomicon'a ihtiyacımız bile kalmayabilir! Yüce İmparator'un altın tahtından kalkabilir!! Bu tümceleri dizerken gözlerimin nemlenmesine engel olamıyorum, böyle bir şeyin hayali bile çok ama çok güzel...
Şu Cypher isimli Kara Melek'te biraz sıkıcı olmaya başladı doğrusu sürekli olarak benimle temasa geçmeye çalışıyor, bir yandan gözcülerim cübbeli bir kara meleğin zaman zaman kampımız yakınlarında görüldüğünü bildiriyorlar, bizden ne istiyor acaba... Burada bir savaşın ortasında olduğumuz görmüyor mu? Yüce İmparator sabrımı sabır katsın...
Bu savaşta resim çekmedik maalesef :( İşten direk gittiğim için makinemi yanıma alamamıştım, orada da unutunca biraz saçma oldu. EGC'de savaştık, terrainler üzerinde daha çalışmak lazım, çeşitlilik az, yüksek terrain de az var, masanın kumlanması, boyanması lazım filan... Orada biraz lojistik çalışma yapılması gerekiyor yani.
Ben phase-out'a inandığım için tabak konusunu biraz abartmıştım, 2 LRBT, 1 Demolisher, 2 Basilisk ve bir PSBS vardı, buna ek olarak CCS ve 3 tane veteranım vardı. Tabağa çok inandığım için kimsenin ayakları yere basmayacak felsefemden biraz uzaklaşmak zorunda kaldım zira puan yetmedi. Sadece PSBS'nin Chimera'sı vardı. Geri kalan veteranlar ve CCS cover'a yapışmışlardı ve kendimi gerçekten çıplak hissettim zaman zaman.
Ölmeyen kötü robot hazretleri ise Destroyerwing ordusu ile karşımdaydı, 2 tane destroyer kasa lord, 4-4-5 şeklinde üç tane destoyer grubu ve 2 tane 10'luk warrior'u vardı.
Terrain oldukça azdı, Realm of Battle'ın üzerine 2 tane daha tepe, sağda solda kraterler ve merkezde de iki tane alçak binamız vardı. Dawn of War oynadık, görevimiz de Annihiliation idi. İlk turu ben aldım, Sinan Seize etmeye çalışmadı bile.
Deployment
Ben 2 veteranımı ve CCS'imi benim tarafımdaki bie tepenin üstündeki kraterin içine yerleştirdim, LC'lerimizi kurduk, plazmalarımızı hazırladık beklemeye başladık. Necronlar da ortadaki binaların bir tanesinin arkasına (LoS dışına) bir squad warrior yerleştirdiler, diğer warrior'u da iki bina arasındaki kratere konuşlandırdılar, necron lord bu arkadaşlara katıldı.
Turn 1
Efeler
Ortadaki binalar hariç araçlara cover verebilecek hiç terrain olmadığı için ben zırhıma güvenip sıra halinde dizildim kendi tarafıma, en sol açıkta basiliskler onların yanında Albay Esat'ın demolisher'i, onun yanında PSBS ve onun da yanında LRBT'ler geldi, hemen sağımda da piyadelerim vardı zaten. Ufuk çizgizi Efe doldu yani :)).
Ateşş!!! ettik önce demolisher başladı ve ışığı yaktı, öyle olunca merkezde coverdaki squad'a yağdırdık, düşenler oldu, lord 2 wound aldı en sonunda da PSBS ile "lölölölö" yaptık ve kırıldılar.
Kötülük Robotları
Bütün Destoyer'ler sol kanattan turbo boost yaparak geldiler, böylece basilisklerimin ön tarafında bir yerlerde kaldılar, araya da binalardan birini almya çalıştılar. 2. Necron lord sağ kanattan direk piyadelerime doğru turbo boost yaparak geldi. Ortada kaçmakta olan kötülük robotları + Lord toplandılar ve tekrar kratere dönmeyi başardılar. Soldaki binanın arkasında sinsilik yapmakta olan warriorlar da hafif kıpırdanıp birkaç kişiyi binanın üstüne çıkardılar.
Turn 2
Efeler
Basilisikler binanın üstünde/arkasında olan warriorlara bir baraj gönderip squad'ın tamamını kaldırdılar. Bombaların çiçek gibi açılmasıyla, 1 tane de destroyer düştü. Demolisher destroyerlere attı ve birini kaldırdı, LRBT'ler merkezdeki robotlara attılar ve birkaç tane öldürdüler ama daha önemlisi onları yatırdılar. Piyadelerim sağdan üzerlerine gelen necron lord'a attılar ve 1 wound verebildiler. PSBS soldan gelmek olan destroyerlere tabak attı ve 2 tanesini düşürdü. Yapabildiğim kadar hazar vermiştim ve şimdi gauss yağmuruna göğüs germem gerekiyordu!!
Kötülük Robotları
Destroyerlerin bir kısmı kalktı ve sol kanattan üstüme yüklendiler, sağdan da 2. lord en öndeki piyadelerimin burnunun dibine geldi assault için. Bu noktada Sinan cover ve WBB atmakta gösterdiği mahareti "6" atmakta gösteremediği için nispeten rahat bir nefes aldım. Bütün gauss yağmurunun sonunda bir basiliskim patladı, geri kalan araçlarım ise sağlam kaldılar, The Emperor Protects!! :D. Necron Lord tabi veteranlarımı biçti geçti.
Turn 3
Efeler
Unutmuş olduğum veteranlarım rezervden diğer piyadelerimin yanına geldiler. Hafif kıpırdanmalar yaşandı gun line'ımda ve ateş başladı. Halil İbrahim Paşa ilk emrini verirken 6-6 atarak o fazı kapadı :( Yeni gelen veteranlar kendilerine kötü kötü bakmakta olan lorda ateş edip hiç birşey yapamadılar. Geri kaln herşeyle sol kanada ateş ettim. Toz duman oturuştuğunda 1 destoyer yerde yatmakta olan dadaşlarının arasınad kalmıştı, 2 tanesi de PSBS'den korkup kaçmaya başlamışlardı. O ortada kalan destroyer tabii 6"'te olduğu için bir çoğu WBB atabilecekti :( Halil İbrahim Paşa ve CSS ile Necron Lord'a assault ettim, paçasına yapışıp tanklarımı bir süre daha rahat bırakmasını sağlamak için, iki kişi kaybettik ama kombatta kalmayı becerdim, hatta aradan 1 wound bile verdim ,Zeybeğin gücünü yadsımamak lazım :))
Kötülük Robotları
Kırılan Destroyerler kaçmaya devam ettiler. Benim hattımın dibindekilerin ise 4 tanesi kalktı ve iyice sol kanadıma doğru uçan toplam 5 destroyer burnumun dibinden bana menem menem bakmaya başladı. Merkezdeki Lord da hızla uçarak LRBT'lerimin önüne geldi. 5'lik destroyer PSBS'nin chimerasını yandan görerek attı ama penetre ettiklerini cover'la atlatmayı başardım, The Emperor Protects!. Öyle olunca chimera ateş edemez hale geldi ama PSBS inip pisişmeye devam edebildi. Kaçmakta olan destroyerlerin ve merkezdeki warriorların atışı pek başarılı olmadı, Necron Lord CCS'imi kırıp taktik geri çekilmeme sebep oldu ve sıra bana geldi.
Turn 4
Ben Genel olarak hep ateş ettim, kaçmakta olan destoyerlerin birini düşürdüm, hattımın solundaki destroyerlerin birini yok edip, bir diğerini düşürdüm, tanklarımın önüne konmuş olan lordu düşürdüm, merkezdeki warriorları ise LRBT + PSBS ile korkutup kaçırdım.
Kötülük Robotları
WBB'ler sonrasında 8 kişi kaldılar ve phase-out oldular :)
Başta oyun için evini açan Sinan'a, yandan bık bıklarını eksik etmeyen Özgür ve Ural'a teşekkür ederim.